Hacı Hüseyin Dinçer “Her eve girmeyi hedefliyoruz”

Züccaciye dergisi (01 Ekim 2006)

"Amacımız, Tekirdağ'da ayçiçeği toplayan Zehra Hanım'dan, Bursa'da tütün dizen Nuray Teyze'ye, Rize'de çay paketleyen Dursun Bey'den, Hakkari'de ders veren Sevgi öğretmene, Konya'daki Latife Ana'dan, Fethiye'de kuzusunu otlatan Kezban'a, İstanbul'daki Doktor Ali Bey'e kadar, Türkiye'nin her noktasında yaşayan insanımızın Hascevher markasını tanımasını sağlamak ve her eve girmektir."

Hascevher, Kahramanmaraş Organize Sanayi'de 95 bin metrekarelik bir alan üzerinde, 17 bin metresi kapalı tesislerinde, günlük 24 bin üretim kapasitesi ile çalışıyor.

Mesleği, Kahramanmaraş'ta bakırcılık yaparak sektörde faaliyet gösteren dedelerinden babalarının, babalarından kardeşi ile kendisinin devralarak firmalarını bugünkü konumuna getirdiklerini ifade eden Hascevher Yönetim Kurulu Başkanı Hacı Hüseyin Dinçer; "Hascevher'i, babamızdan devraldığımız temeller üzerine, 1990 yılında, kardeşim Şerafettin Dinçer ile birlikte kurduk ve geliştirerek, bugün sahip olduğumuz konuma getirdik. Bakırın Türk mutfağından çıkması ile alüminyum yaygın olarak kullanılmaya başlanmış, belli bir süre sonra çelik kullanımı yaygınlaşarak, geniş bir kullanıcı kesimine ulaşmıştır. Biz de, yaşanan bu değişimlerin ardından, pazardaki yerimizi nasıl koruyabiliriz mantığından yola çıkarak bu işe girdik" dedi.

Başlangıçta, Gaziantep, Kayseri gibi faaliyet gösterdikleri bölgenin çevresinde satış yapan bir firma olduklarını belirten Dinçer, bugün günde 24 bin adet üretim yapan, yaptığı üretimin yüzde seksenini yurt dışına ihraç eden bir firma konumuna geldiklerini vurgulayarak, sözlerine şöyle devam etti: "Ev mutfağına hitap eden, formu silindirik olan herşey ürün gamımızda yer alıyor. Şu anda yaklaşık 200 kalem ürünümüz var. Biz, müşterinin talebi doğrultusunda ürün yaparız. Her kalitede ürün yapabiliriz. Üretimimizin yüzde sekseni yurt dışına yapılıyor. Ağırlıklı olarak Rusya ve Ukrayna ile çalışıyoruz. Yurt içi satışımızın yüzde ellisi, İstanbul'da bulunan ofisimizden yapılıyor. Çalıştığımız kurumsal mağazalar var. Yurt içinde çok fazla satışımız yok. Müşteri ile birebir ilişki kuruyoruz. "Kahramanmaraş'ta bir üretici olmanın avantaj ya da dezavantajlarının tamamen psikolojik olduğunu vurgulayan Dinçer; "Türkiye nüfusunun büyük bir bölümü Marmara Bölgesi'nde yaşıyor. Kahramanmaraş dendiği zaman, coğrafik olarak çok farklı algılanıyor. Kahramanmaraş'ta olmanın dezavantajı, özellikle yurt dışından müşteri getirmek noktasında yaşanıyor. Uçak programlarımız çok düzenli değil. Müşterimizi İstanbul üzerinden çeşitli aktarmalar yaparak Kahramanmaraş'a getirmekte zorlanıyoruz. Bunun dışında bir dezavantajı olmadığını düşünüyorum. Kahramanmaraş'ta üretim yapmak bir avantaj bence. Biz, Hascevher olarak 300 kendi çalışanımız, 700 tedarikçimizle birlikte yaklaşık 1000 kişiye iş olanağı sağlıyoruz. Kahramanmaraş'ta vergi sıralamasında ilk üçüncü sıradayız. Bu da üretici olarak avantajlı olduğumuz anlamına geliyor bence" diyerek, çok kısa bir süre sonra Kahramanmaraş'ın çelik eşya üretiminde Türkiye'nin merkezi olacağının, bunun için çok ciddi yatırımlar yapıldığını düşündüğünün altını çizdi.

"Yurt dışında, adımızı doğru söyleyemeseler de, Kahramanmaraş dünyada tanınan, yer edinmiş bir ilimiz" sözleri ile Kahramanmaraş'ın dünyanın pek çok ülkesinin ithalat yaptığı bir üretim merkezi olduğunu belirten Dinçer, çok yakın bir gelecekte, İstanbullu üreticilerin de üretim yaptırmak üzere Kahramanmaraş'a yöneleceklerini düşündüğünü kaydetti. Geleceğe yönelik düşüncelerinin, öncelikle işlerini çok iyi yapmak, kaliteli üretim yapmak ve ihracatlarını artırmak olduğunu söyleyen Dinçer; "İyi bir marka olma yolunda, kararlı ve planlı adımlarla ilerliyoruz. Yurt içi satış ağımızı da genişletmeyi hedefliyoruz. Amacımız, Tekirdağ'da ayçiçeği toplayan Zehra Hanım'dan, Bursa'da tütün dizen Nuray Teyze'ye, Rize'de çay paketleyen Dursun Bey'den, Hakkari'de ders veren Sevgi öğretmene, Konya'daki Latife Ana'dan, Fethiye'de kuzusunu otlatan Kezban'a, İstanbul'daki Doktor Ali Bey'e kadar, Türkiye'nin her noktasında yaşayan insanımızın Hascevher markasını tanımasını sağlamak ve her eve girmektir" dedi.


BASIN BÜLTENLERİNE GERİ DÖN