Çelik mutfak eşyaları ve Kahramanmaraş gerçeği

Dünya dergisi (24 Mays 2006)

Kahramanmaraş'ın ekonomisinde şu an çelik mutfak eşyaları tekstilden sonra en çok yertutan sektör olmuştur.Ancak bunun geçmişi daha eskilere dayanır. Şöyle ki şehrimizin ekonomisi 1980'li yıllara kadar tarım, hayvancılık ve küçük elsanatlarına dayalıydı.

El sanatlarının başında günümüzde unutulma' noktasına gelen bakırcılık en önemli paya sahipti. İnce ve uzun çekiçler kullanılarak, belli bir ritim içinde bakırın dövülerek şekil verildiği bir sanattı. Ortalama sekiz saat çalışan bir bakır ustasının belirli aralıklarla sürekli çekiç vurduğu düşünülürse, bu sanatın ne kadar çaba ve sevgi istediği ortaya çıkıyor. Bakır işçiliğinin el sanatı olarak değerlendirilmesi de bu sebepten olmalı herhalde. Osmanlı döneminde mükemmellik ve zarafetini yaşayan bakır işçiliğinin tarihi iki bin yıl öncesine kadar dayanır.

Çatalhöyük'te yapılan kazılarda elde edilen bulgular, bakır cevherinin o yıllarda arıtılan maddelerin başında geldiğini gösteriyor. İşte ta o yıllarda başlamış Kahramanmaraş'ın mutfak sektöründeki hikayesi. Gelişen çağı elinden geldiği kadar izlemeye çalışan Kahramanmaraş esnafı zaman içerisinde alüminyum mutfak eşyası imal etmeye başlamış. Ama bu çok uzun sürmemiş.

Zira Dünya 1960 lı yıllarda daha hijyenik ve daha dayanıklı olduğu iddiasıyla artık çelik kullanmaya başlamış. Ancak şehrimiz 1980 lı yıllardaki sanayileşme furyasında tanımış çeliği. O yıllarda tarım kenti olmaktan çıkıp sanayileşmeye başlayan Kahramanmaraş'ın esnafı dünyayı takip etmeye çalışıp hep çeliğe ağırlık vermiş ve her geçen gün yeni bir yatırımı getirmiş.

Bakırcılık ve alüminyum mutfak eşyalarının üretimleri devam etmekte olmasına rağmen, Bakırcılık ev mutfağından çıkmış, Alüminyum ise varlığını alüminyum disk imalatı ve teflon tava, tencere olarak devam ettirmektedir.

Kahramanmaraş'ta çelik mutfak eşyaları sektörü 1990 lardan sonra hızla büyümüş. Şu an şehrimizde bu konuda faaliyet gösteren elliyi aşkın firma bulunmaktadır. 1999 yılına kadar sürekli gelişme ve büyüme gösteren sektör, 1999 yılında ekonomik sebeplerle duraklamaya başlamış ve önüne hala geçilememiştir.2000 li yıllardan sonra bazı firmaların önderliğiyle yurtdışı pazarlara açılmayı başarmış. Kahramanmaraşlı zorda olsa bu sektörde Türkiye'nin ve Kahramanmaraş'ın sesini yurtdışında duyurmaya başlamış. Yurtdışı pazarlara açılmayı büyümenin ve dünyalı olmanın gerekliliği olarak görmüşler. Bunda da başarılı olmuşlar. Ancak göstergeler hala sektörün duraklama kaydettiğini gösteriyor.

Ticaret odasının verilerine göre 2001 yılında üretim on milyon yetmiş dokuz bin adet (10.079.000 adeOiken, 2002 yılında sekiz milyon yedi yüz on yedi bin adet (8.717.000 adet) seviyelerine gerilemiş, 2001 yılındaki istihdam sayısı bin on sekiz (1.018) kişiyken, 2002 yılında yedi-yüzkırkaltı (746) kişiye düşmüş. Ancak bizi sevindiren tarafı firma sayısında bir azalma meydana gelmiş olmaması. Dış ticaret müsteşarlığının verilerine göre de 2000 yılında yirmibin ton (20.000 ton) ve altmışaltımilyon dolar (66.000.000 USD) değerinde çelik mutfak eşyası ihraç eden Türkiye, 2001 yılında yirmisekizbin ton (28.000 ton) ve yetmişyedi-milyon dolar (77.000.000 USD) ihracat yapmış. Bu da gösteriyor ki Türkiye de çelik mutfak eşyaları üretiminin % 45 i Kahramanmaraş'ta gerçekleştirilmesine rağmen sektördeki büyümeden alması gereken payı alamamıştır. Dolayısıyla mevcut pazarı aşarak kentimiz esnafı kendisine yeni pazarlar edinmelidir.

Şehrimizde bu konuda gerçekten dünya normlarında üretim yapan, dünyadaki rakipleriyle kalite ve ürün çeşitliliğinde rekabet edebilen ciddi tesisler ve üreticiler vardır.

Girdi maliyetlerinin her geçen gün yükselmesi firmalar için çok ağır külfetleri de beraberinde getirmektedir. Bunların başında sektörümüz de özellikle son aylardaki hammadde fiyatlarındaki artış sektörümüzü olumsuz etkilemektedir. Bir diğer konu ise elektrik enerjisi, üretim maliyetleri içerisinde çok büyük paya sahiptir ve sektör maliyetleri üzerinde bir yük oluşturmaktadır. Doların bu yıl sürekli bir düşüş trendine girmesi ihracata yeni başlamış olan firmaları da zor durumda bırakmıştır. Ayrıca Çin'den devlet destekli ülkemize çelik mutfak eşyası satımı da sektörü o-lumsuz etkileyen faktörlerden bir tanesidir. Bu engeli aşmanın yoluysa marka olmaktan geçiyor. Sektörümüzdeki firmaların marka olma yolundaki gayretleri ise olumlu bir gelişme o-larak değerlendirilebilir. Pazardaki firmalarla rekabet edebilmek için kalite odaklı üretim yapıp, AR-GE ye gereken önemin verilmesi markalaşmanın en önemli adımlarıdır. Sektörümüzdeki firmaların artık bu konulan ele alması gerekmektedir. Bu noktada insan faktörü karşımıza çıkmakta. Kalifiye elamanlara ağırlık verilmesi ve firmalarda işletme içi eğitime gidilmesi kaliteyi arttıracağı gibi üretim kayıplarını da minimize edecektir.

Globelleşen dünyada yaklaşık tüm giderler eşit, üretim mantığı ve teknoloji yaklaşık olarak aynı, girdilerini kontrol edebilen, firelerini düşürebilen ve iyi bir planlama yapabilen firmalar bu yarışı devam ettirebileceklerdir. Bu bağlam da yapılması gereken bu şartlarda da oyundan kopmayıp ucuza hammadde ve yarı mamul temin etmektense toplam girdi maliyetlerini indirmeye çalışmak en doğru çözüm olsa gerek. Kentimiz züccaciye sektöründe kendisini kanıtlamış ve gerek firmaların yurtiçi ve yurtdışı fuarlara katılımları gerek markalaşmak için yapmış oldukları reklam ve benzeri gibi girişimlerle kentimizi bu konuda markalaşmaya doğru götürmektedir. Unutmamalıyız ki, dünyada bir Çin gerçeği varsa, Türkiye'de de bir Kahramanmaraş gerçeği var.


BASIN BÜLTENLERİNE GERİ DÖN