Yes ve No diyerek 27 ülkeye tencere ihraç ediyor

Milliyet Business (25 Eyll 2005)

Bakırcı bir ailenin çocuğu olan Hacı Hüseyin Dinçer, mutfak sektöründeki gelişmeye dayanarak çelik işine girmiş. Dış pazarda marka haline gelmek istediklerini söyleyen Dinçer, kendi deyimiyle ‘Yes – No’yu geçmeyen İngilizce'siyle hemen hemen tüm yurtdışı fuarları takip ediyor. Has Cevher, 27 ülkeye çelik tencere ihracatı ve fason üretim yapıyor.

“Doğru zamanda doğru insanlarla çalışmak...” sözlerine böyle başlıyor Has Cevher Metal Sanayi'nin sahibi Hacı Hüseyin Dinçer. Has Cevher, tekstil egemen Kahramanmaraş sanayisine renk getiren firmalardan biri. Çelik tencere üretimi yapıyor.

"Bir Bilene Danıştık!"

Genel Müdür Hacı Hüseyin Dinçer, bakırcı bir ailenin çocuğu. Kendisi de eğitimine Lise 2'de son vererek alüminyumculuk işine girmiş. Daha sonra mutfak sektöründeki gelişmeye dayanarak çelik üretimine el atmaya karar vermiş. Bugün Kahramanmaraş'taki 17 bin metrekare kapalı, 90 bin metrekare açık alana sahip fabrikasında çelik tencere üretimi yapıyor.

Fabrika, hemen hemen boş olan Organize Sanayi Bölgesi'nde tüm ihtişamıyla yükseliyor. Hacı Hüseyin Dinçer büyük bir tevazuyla henüz yeteri kadar başarılı olmadıklarını, kendi isimleriyle satmaya başladıkları zaman kendilerini başarılı sayacağını belirtiyor. Günlük 24 bin adet kapasiteyle çalışan fabrikadan çıkan ürünler tüm Avrupa'ya, bunun yanında Rusya ve Orta Doğu olmak üzere 27 ülkeye yollanıyor.

İtalyanlar için fason üretim

Hacı Hüseyin Dinçer'in, büyük önem verdiği dış pazardaki yolculuğu pek de hoş olmayan bir olayla başlamış. Çelik işine girdiği ilk zamanlar sürekli dış pazara açılması konusunda baskı gören Dinçer, fuarları incelediğinde katılan firmaların kendilerinden farklı olmadığını farkedince ‘Neden olmasın?’ diyerek fuarlara katılmaya karar vermiş.

Günde 24 Bin Tencere

“Yes – No kadar İngilizcem yoktur benim. Hatta bir keresinde sadece gezi amaçlı gittiğim Frankfurt'ta İstanbul çıkış kapısını bulamamıştım” diyen Hacı Hüseyin Dinçer, İstanbul'a giderek fuar organizasyon şirketine başvuruda bulunmuş. Fakat ‘Hiç şansınız yok’ sözleriyle geri döndürülmüş. Dinçer yılmamış ve bu kez ‘hatırlı’ insanları devreye sokarak tekrar başvurmuş. Kabul edilmiş. Frankfurt'teki fuarda 4-5 metrekarelik bir stand alabilmiş.

İlk fuar deneyimi

Bundan sonrası Dinçer için kötü sürprizlerle doluymuş. Has Cevher'in ilk fuar deneyimi oldukça maceralı geçmiş. Dinçer anlatıyor: “Fuara bir arkadaşımdan gördüğüm ve kullanma izni aldığım ‘kademeli taban’la katıldık. Fuardayız, çok heyecanlıyız. 4-5 metrekarelik küçük ama bizim için çok büyük olan standımızda oturuyoruz. Bir süre sonra bizim standın önünde bir adam dolaşmaya başladı. Ürünlerimizi inceliyor, bir yandan da telefonla oldukça sinirli bir şekilde birşeyler anlatıyordu. Sonra başka bir standa gittiğini gördük. Fuar sonunda aynı adam bir mahkeme kararı ve birkaç adamla birlikte standımızı toplamak için geri geldi. Neye uğradığımızı şaşırmıştık. Daha sonra anladık ki kademeli tabanın kullanım hakkı onlara aitmiş. Onlar dediğimiz bir İtalyan üretici. Dil bilmiyoruz, kendimizi anlatamıyoruz. Çok kötüydü. Sonra bir şekilde kendimizi anlattık. Bilmediğimizi söyledik. Onlar da bize inandılar. Ve standı toplamaktan vazgeçtiler.” Has Cevher daha sonra o İtalyan'ın en önemli fasoncusu olmuş.

Her ülkeye farklı tasarım

Has Cevher, Türkiye'nin zirvedeki markalarına üretim yapıyor. Bunların başında Türkiye'nin çelik tencerede akla gelen ilk markası Emsan da yer alıyor. Ürünlerinin yüzde 80'ini ihraç eden Has Ceyher'in ihracat rakamı 10 milyon dolar, cirosu ise 15 milyon dolar. Hedefleri bu rakamları ikiye katlamak. Türkiye'de 11 tane müşterisi olan Has Cevher, kendi adıyla satış yapmayı hedefliyor. Zincir marketlerle kontak halinde olduklarını belirten Dinçer, amaçlarının bir dünya markası haline gelmek olduğunu söylüyor. Güney Afrika'dan Chicago'ya kadar tüm fuarlara katıldıklarını söyleyen Dinçer, “İç pazarda büyümektense dış pazarı tercih ediyoruz. Onlarla çalışmak daha kolay. Dünyalı olduk artık. Yakında yurtdışında bir ofisimiz olacak. Bunun için Rusya'yı düşünüyoruz” diyor. Hacı Hüseyin Dinçer, tasarım konusunda da çalışmalar yapıyor. Her ülke için farklı tarzda üretim yaptıklarını belirten Dinçer, “Dinleri, örf ve adetleri, damak zevkleri değişik bir tasarımı gerektiriyor. İsrail'e sattığımız tencereyle, Almanya'ya sattığımız tencere aynı değil” diyor. Hacı Hüseyin Dinçer, bir sonraki üretiminde kendi tasarladığı tencere kulplarını müşterilerine sunmayı planlıyor.


BASIN BÜLTENLERİNE GERİ DÖN